Takasbank Hesaplarındaki Blokeler ve Ödeme Krizinin Perde Arkası

Sermaye piyasalarında yankı uyandıran fon tasfiyeleri dalgasında yatırımcıların tedirginliği en üst seviyeye ulaştı. SPK tarafından alım-satım işlemleri durdurularak tasfiyesine karar verilen fonlar arasında yer alan Tera Portföy bünyesindeki yatırımcılar, 18 Eylül itibarıyla Takasbank nezdindeki hesaplara uygulanan kısıtlamalar nedeniyle büyük bir ödeme şokuyla karşılaştı. Şirket tarafından yapılan resmi bilgilendirmede, 16-18 Eylül tarihleri arasında belirli fonlarda ödeme yapıldığı ancak Takasbank nezdindeki hesaplara getirilen blokeler sebebiyle pay bedellerinin transfer edilemediği kaydedildi.

Bu açıklamanın ardından birikimlerine erişemeyen yüzlerce tasarruf sahibi, kurdukları iletişim ağları ve mağdur platformları üzerinden örgütlenerek ortak hareket etme kararı aldı. Fon hesaplarındaki likiditenin hangi gerekçeyle bloke edildiğini sorgulayan yatırımcılar, portföy yönetim şirketinin kurumsal yükümlülükleri ile fon malvarlığının birbirinden kesin sınırlarla ayrılmış olduğunu savunuyor.

Yatırımcılardan Savcılık ve SPK'ya Akın: Suç Duyuruları Çığ Gibi Büyüyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturmaya Tera fonu katılımcıları da müdahil olmaya başladı. Çok sayıda yatırımcı vekili, aralarında Tera Yatırım Holding ve Tera Portföy tepe yöneticilerinin de bulunduğu yetkililer hakkında 'nitelikli dolandırıcılık', 'güveni kötüye kullanma' ve 'Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet' suçlamalarıyla savcılığa kapsamlı suç duyurusu dilekçeleri sundu.

Dilekçelerde, fon portföylerinde yer alan menkul kıymetlerin ve nakit mevduatların akıbetinin belirsizleştiği, yöneticiler hakkında uygulanan adli tedbirlerin masum fon katılımcılarının hak edişlerini engellememesi gerektiği vurgulandı. Savcılık kaynakları, sunulan şikayet dilekçelerinin ana soruşturma dosyasıyla birleştirilerek titizlikle incelendiğini ifade etti.

Fon Malvarlığının Ayrılığı İlkesi: "Yatırımcının Parası Haczedilemez"

Mağdurların hukuk temsilcileri, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 52. maddesinde açıkça düzenlenen 'fon malvarlığının ayrılığı' ilkesine dikkat çekiyor. Kanun hükmüne göre fon malvarlığı; kurucunun, portföy saklayıcısının veya portföy yönetim şirketinin malvarlığından tamamen ayrı bir tüzel kişiliğe ve dokunulmazlığa sahip bulunuyor. Fon varlıkları, kurucuların veya yöneticilerin şahsi borçları nedeniyle haczedilemeyeceği gibi kamu alacaklarının tahsili amacıyla dahi bloke edilemiyor ve iflas masasına dahil edilemiyor.

Hukukçular, Takasbank nezdinde uygulanan genel blokelerin bu kanuni güvenceyi zedelememesi gerektiğini, saklayıcı kuruluş olan Türkiye İş Bankası ile Takasbank arasındaki operasyonel mutabakatın gecikmeksizin tamamlanarak hak sahiplerine tasfiye paylarının ivedilikle aktarılması gerektiğini savunuyor.

Mağdur Platformunun Talepleri: Şeffaf Takvim ve Acil Ödeme

Gelişmeler üzerine açıklama yapan Tera Fon Mağdurları Platformu temsilcileri, SPK ve Takasbank yetkililerine çağrıda bulunarak haftalık şeffaf bir tasfiye ve ödeme takviminin ilan edilmesini istedi. Platform sözcüleri, 'Küçük yatırımcıların tasarrufları spekülatif işlemlerin veya şirketler arasındaki ihtilafların rehini olamaz. SPK'nın tasfiye süresini 6 aya uzatması fon varlıklarının değerini korumak için olumlu bir adım olsa da, likit durumdaki nakit ve para piyasası bakiyelerinin hemen ödenmesini bekliyoruz' ifadelerini kullandı.