"Tasfiyenin 6 Aya Yayılması Mağduriyeti Katmerler"
Tera Mağdurları Platformu Yürütme Kurulu tarafından yapılan ortak basın açıklamasında, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) tasfiye sürecini 3 aydan 6 aya çıkarma kararı eleştirildi. Açıklamada, fon katılımcılarının büyük bir kısmının emeklilik tasarrufları, konut peşinatları veya acil sağlık harcamaları için biriktirdiği paraların belirsiz bir vadeye mahkum edildiği ifade edildi.
Platform sözcüsü avukatlar, 'Yöneticilerin suç işlemiş olması masum yatırımcıların cezalandırılmasını gerektirmez. Fon havuzundaki varlıklar kanunen yatırımcıya aittir. Sürecin 6 aya uzatılması, enflasyonist ortamda paranın reel değerini eritmekte ve binlerce aileyi ekonomik darboğaza sürüklemektedir' değerlendirmesinde bulundu.
"Hazır Nakit Varlıklar 2 Hafta İçinde Dağıtılsın" Talebi
Platform, SPK, Takasbank ve görevli tasfiye bankası Türkiye İş Bankası'na 3 maddelik acil eylem çağrısında bulundu:
1. Nakit Havuzunun Derhal Açılması: Tasfiye kapsamındaki fonların portföyünde halihazırda bulunan yaklaşık yüzde 15-20 oranındaki nakit mevduat ve gecelik repo varlıklarının gecikmeksizin yatırımcı hesaplarına payları oranında virmanlanması.
2. Şeffaf Tasfiye Bülteni: Her hafta cuma günü kamuoyuna açıklanacak düzenli bir bültenle hangi varlıkların ne kadar bedelle satıldığının ve kasada biriken nakdin ilan edilmesi.
3. Öncelikli Grup Tespiti: Emekliler, tedavi gören hastalar ve eğitim gideri bulunan küçük yatırımcılara yönelik hızlandırılmış ödeme koridoru oluşturulması.
AYM'ye Bireysel Başvuru ve AİHM Uyarısı
Platformun hukuk kurulu başkanı, Anayasa'nın 35. maddesinde teminat altına alınan mülkiyet hakkının ölçüsüz şekilde sınırlandığını savundu. Hukukçular, 'Devletin denetim zafiyetinden doğan bir krizde, yatırımcının mülkiyetine fiili el koyma derecesine varan süresiz blokajlar Anayasa'ya aykırıdır. Önümüzdeki 14 gün içinde ilk kademeli ödeme takvimi ilan edilmezse, 10 bini aşkın yatırımcı adına pilot davalarla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunacağız. Gerekirse süreç Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşınacaktır' uyarısını yaptı.
Platform ayrıca TBMM Dilekçe Komisyonu ve Kamu Denetçiliği Kurumu'na (Ombudsmanlık) eş zamanlı şikayet başvuruları yapıldığını, siyasi parti grup başkanvekillerinden randevu talep edildiğini kamuoyuna ilan etti.

Yorumlar