Önemli Gelişmeler

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı çerçevesinde tarım arazilerinin korunması, etkin kullanılması ve sulama altyapısının geliştirilmesi için kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda, gelecek yıl 61 bin 159 hektar tarım alanının daha sulamaya açılması planlanıyor. Yapılacak bu ilaveikle birlikte Türkiye genelindeki toplam sulanabilir arazinin 7,4 milyon hektara ulaştırılması öngörülüyor.

Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının önlenmesi, toprak ve su kaynaklarının birlikte değerlendirilerek arazi kullanım planlarının tamamlanması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Toprakların üretim kapasitesinin korunması ve geliştirilmesinin yanı sıra atıl ve nadas alanlarının üretime kazandırılması amacıyla detaylı etütler yapılıyor. Bu doğrultuda, 2024 yılında 755 bin hektar alanda detaylı toprak etütleri ve haritalandırma çalışmaları tamamlanırken, 2026 yılı sonuna kadar ek 2,4 milyon hektar alandaki çalışmaların bitirilmesi öngörülüyor. Ayrıca projelerin yürütüldüğü 6,8 milyon hektarlık saha için de takvim netleştirildi.

Su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla klasik sistemler kapalı borulu sistemlere dönüştürülürken, depolama kapasitesi de artırılıyor. Bu yıl 21 baraj ve 10 gölet inşasının tamamlanmasıyla toplam su depolama kapasitesinin 184 bin 85 hektometreküpe ulaşacağı tahmin ediliyor.

Öne Çıkan Noktalar

  • Gelecek yıl 61 bin 159 hektar alanın daha sulamaya açılmasıyla toplam sulanabilir bölgenin 7,4 milyon hektara çıkması bekleniyor.
  • Arazi toplulaştırma çalışmaları kapsamında bu yıl sonunda tescili tamamlanan alanın 8,2 milyon hektara ulaşması öngörülüyor.
  • Yıl içinde tamamlanan 21 baraj ve 10 gölet ile toplam su depolama kapasitesinin 184 bin 85 hektometreküpe çıkacağı tahmin ediliyor.

Neden Önemli?

Sınırlı su kaynaklarının büyük bir kısmının tarımda kullanılması ve küresel gıda ihtiyacının artması, verimli sulama sistemlerinin ve su yönetiminin stratejik önemini artırıyor. İklim değişikliğinin etkilerine karşı toprakların su tutma kapasitesini artıran uygulamaların yaygınlaştırılması, erozyonla mücadele ve tarımsal üretimin havza bazlı yaklaşımla desteklenmesi; ülkenin gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım politikaları açısından kritik bir rol oynamaktadır.