Önemli Gelişmeler

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin (SBÜ) 14 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan akademik kadro ilanlarına sert tepki gösterdi. Birlik, ilanlarda yer alan koşulların akademik ölçütlerden uzak, son derece öznel ve belirli kişileri hedef alacak nitelikte olduğunu iddia etti. TTB, bu durumun liyakat ve fırsat eşitliği ilkeleri açısından ciddi sorunlar yarattığını vurgulayarak, SBÜ Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) harekete geçmeye çağırdı.

TTB'nin aktardığı bilgilere göre, ilan edilen toplam 236 kadronun büyük çoğunluğu (%97,5) profesörlük kadrolarından oluşuyor. Bu durum, kadroların büyük illerde yoğunlaşmasıyla birlikte akademik planlamanın hangi ihtiyaçlara göre yapıldığı ve atama koşullarının hangi ölçütlerle belirlendiği sorularını gündeme getiriyor. Birlik, özellikle çok özgün başlıklardaki çalışmaların atama şartı olarak aranmasının, nesnel ve denetlenebilir bilimsel ölçütlerden uzaklaştığını savunuyor.

TTB, SBÜ'nün kendi yönergesine ve YÖK mevzuatına aykırı koşullar içeren ilanların iptal edilmesi gerektiğini belirtti. Birlik, daha önceki şikayetler üzerine YÖK'ün de belirli bir kişinin uzmanlık alanını tarif eden ilanların kabul edilemeyeceği yönünde açıklama yaptığını hatırlattı. Son ilanın hem YÖK kriterlerine hem de üniversitenin kendi ölçütlerine uymadığını savunan TTB, akademik liyakat ile bilimsel ve etik kuralların ihlal edildiğini öne sürdü.

Öne Çıkan Noktalar

  • TTB, SBÜ'nün akademik kadro ilanlarında aranan şartların 'kişileri tarif eder nitelikte' olduğunu belirterek tepki gösterdi.
  • İlan edilen kadroların büyük çoğunluğunun profesörlük olması ve öznel koşullar, akademik planlama ve liyakat tartışmalarını alevlendirdi.
  • TTB, SBÜ'yü ve YÖK'ü, mevzuata aykırı koşullar içeren ilanları incelemeye ve iptal etmeye çağırdı.

Neden Önemli?

Türk Tabipleri Birliği'nin Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin akademik kadro ilanlarına yönelik tepkisi, Türkiye'deki akademik atama süreçlerinde şeffaflık, liyakat ve eşitlik ilkelerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İlanlarda yer alan 'kişiye özel' olduğu iddia edilen koşullar, akademik camiada ciddi bir rahatsızlık yaratırken, Yükseköğretim Kurulu'nun bu konudaki denetleyici rolünün önemi de vurgulanıyor. Bu durum, akademik yükseltme ve atama süreçlerinin nesnel kriterlere dayanması gerektiği yönündeki genel beklentiyi pekiştiriyor.