Önemli Gelişmeler
İstanbul'da düzenlenen 2026 OECD Adalete Eşit Erişim Küresel Yuvarlak Masa Toplantısı'nda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, uluslararası adalet sistemi, ülkeler arası hukuki işbirliği ve adalete eşit erişim konularında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Küresel barışın insan onurunu koruyan evrensel bir hukuk nizamıyla mümkün olabileceğini belirten Gürlek, Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim'in toplantıya davetli olmasına karşın İsrail hükümetince çıkışına izin verilmemesini sert bir dille eleştirdi. Bu engellemenin evrensel adalet sistemine yönelik açık bir saygısızlık olduğunu ifade etti.
Filistin ve Gazze halkının adalete en çok gereksinim duyan kesimlerin başında geldiğini hatırlatan Gürlek, Gazze'de yerinden edilen 1,5 milyon insanın haklarının savunulması için OECD ülkelerine çağrıda bulundu. Filistinlilere ait zeytin ağaçlarının dahi hedef alındığını dile getiren Bakan Gürlek, devlet destekli yasa dışı yerleşimcilerin faaliyetlerine uluslararası adalet mekanizmalarının artık 'dur' demesi gerektiğini kaydetti.
Konuşmasında Türkiye'nin yürüttüğü çalışmalara da değinen Gürlek; UYAP Vatandaş Portalı gibi dijitalleşme adımlarıyla adli yardıma erişimi güçlendirdiklerini söyledi. Ayrıca Türkiye'nin 4 milyonu aşkın sığınmacıya ev sahipliği yaparak insanlık onurunu temel alan bir adalet anlayışı sergilediğine dikkat çeken Gürlek, Avrupa'da tırmanan aşırı sağ, ekonomik durgunluk ve savaşların küresel huzursuzluğu artırdığına işaret etti.
Öne Çıkan Noktalar
- Filistin Adalet Bakanı'na Engel: Toplantıya katılması İsrail makamlarınca engellenen Şerhabil El-Zaim vakasının uluslararası hukuka saygısızlık olduğu vurgulandı.
- Yerleşimcilere 'Dur' Çağrısı: Gazze'de yerinden edilen 1,5 milyon sivilin hakkının korunması ve yasa dışı yerleşimcilerin saldırılarının durdurulması istendi.
- Eşit Adalet İlkesi: Küresel vicdanın yegane dilinin eşit adalet olduğunu belirten Gürlek, adli yardım ve dijitalleşmenin önemine dikkat çekti.
Neden Önemli?
OECD düzeyinde İstanbul'da gerçekleştirilen bu üst düzey buluşma, adalet mekanizmalarının yalnızca teorik tartışmalarla sınırlı kalamayacağını ve Gazze başta olmak üzere kriz bölgelerindeki hak ihlallerine somut çözümler üretmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Hukuki güvencelerden yoksun bırakılan ve temel hak arama hürriyeti kısıtlanan toplulukların haklarının uluslararası platformlarda dile getirilmesi, küresel hukuk normlarının güvenirliği açısından kritik bir dönüm noktası teşkil ediyor.

Yorumlar