Önemli Gelişmeler
Türkiye, küresel iklim kriziyle birlikte çevreci bir taşımacılık modu olan demiryolunun payını artırmayı hedeflerken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 5 yıl önce 2029'a kadar toplam yük taşımacılığındaki demiryolu payını %10'a, 2035'te ise %20'ye çıkarma hedefi koymuştu. Bu doğrultuda demiryolu altyapı yatırımları da ulaştırma yatırımlarından daha fazla pay almaya başladı. Ancak, aradan geçen sürede demiryolunun taşımacılıktaki payı %1'in üzerine çıkamadığı gibi daha da geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'nin ilk 8 aydaki 161 milyar 539 milyon dolarlık ihracat taşımasının yalnızca 1 milyar 143 milyon dolarlık kısmı demiryoluyla gerçekleştirildi. Bu durum, demiryolunun ihracat taşımalarındaki payının %0,71'de kalmasına neden oldu. Geçen yılın aynı döneminde bu oran %0,73 seviyesindeydi. Demiryoluyla taşınan ihracatın parasal değeri büyük ölçüde aynı kalırken, toplam ihracat içindeki payı gerilemiş oldu.
Aynı dönemde karayolunun toplam ihracat taşımalarındaki payı, geçen yılın aynı dönemindeki %31,46'dan %32,12'ye yükseldi. Deniz ve hava taşımalarının payları gerilerken, bu dönemde payını artıran ana taşıma modu karayolu oldu. Demiryolunda altyapı yatırımları hızlanmasına rağmen, özel sektörün lokomotif yatırımı yapamaması artan kapasitenin taşımalara yansımamasının temel nedenlerinden biri olarak belirtiliyor. Ayrıca finansman ve bürokrasi engelleri de hedeflere ulaşmayı zorlaştırıyor.
Yeni açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP), demiryolu açısından önemli hedefler içeriyor. Programda demiryolunun yük taşımacılığındaki payının ve intermodal taşımacılık kapasitesinin artırılması, sanayi bölgeleri, üretim merkezleri, lojistik merkezler, limanlar ve sınır kapılarının demiryolu ağıyla bağlantısının güçlendirilmesi öngörülüyor. Demiryolu yatırımlarında kaynağın %49 artırılması planlanırken, iltisak hatlarının geliştirilmesi de öncelikli alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu’nun kapasitesinin artırılması, Bakü-Tiflis-Kars hattı ile Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu ve Zengezur bağlantılarının geliştirilmesi de programın hedefleri arasında yer alıyor.
Öne Çıkan Noktalar
- Türkiye'nin ilk 8 ayındaki ihracat taşımalarında demiryolunun payı %0,71'e gerileyerek geçen yıla göre düşüş gösterdi.
- Karayolu taşımacılığı, aynı dönemde ihracattaki payını %31,46'dan %32,12'ye çıkararak ana taşıma modu haline geldi.
- Yeni Orta Vadeli Program (OVP), demiryolu yatırımlarında %49'luk bir kaynak artışı ve stratejik bağlantıların güçlendirilmesini hedefliyor.
Neden Önemli?
Demiryolu taşımacılığı, küresel iklim kriziyle mücadelede çevreci bir alternatif olarak tüm dünyada önemini artırırken, Türkiye'nin bu alandaki hedefleri ve mevcut durumu arasındaki makas dikkat çekiyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın 2029 ve 2035 için belirlediği iddialı hedeflere karşın, özel sektörün lokomotif yatırımı yapamaması, finansman ve bürokrasi gibi engeller, demiryolunun potansiyelini tam olarak kullanmasını engelliyor. Orta Vadeli Program'da yer alan yeni hedefler ve kaynak artışı umut vaat etse de, bu engeller aşılmadan demiryolu taşımacılığının beklenen seviyelere ulaşması zor görünüyor. Özellikle Orta Koridor gibi stratejik projeler için demiryolu ağının etkin kullanımı, Türkiye'nin bölgesel ve küresel ticaretteki konumunu güçlendirmesi açısından kritik bir öneme sahip.

Yorumlar